TARIM VE ORMAN BAKANI PROF. DR. VAHİT KİRİŞCİ, KOYUN VE KEÇİ YETİŞTİRİCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

abdullah - 16 Ağustos 2022 Salı

TARIM VE ORMAN BAKANI PROF. DR. VAHİT KİRİŞCİ, KOYUN VE KEÇİ YETİŞTİRİCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

KİRİŞÇİ YETİŞTİRİCİLERLE BULUŞTU

Bir dizi programlara katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere ilimize gelen Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Erdemli İlçesi Sarıpınar yaylasında koyun ve keçi yetiştiricileri ile bir araya geldi. Yörük çadırlarını ziyaret etti. Mersin Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından düzenlenen programa Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Valimiz Ali Hamza Pehlivan, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Nihat Pakdil, bir önceki dönem Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Mersin Milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın, Zeynep Gül Yılmaz, Baki Şimşek, Olcay Kılavuz, il ve ilçe protokol üyeleri ile koyun ve keçi yetiştiricileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, Kuran-ı Kerim tilavetinin yapılmasının ardından, Mersin Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin tanıtım filmi izlendi. Konuşmasına Mersinlilere Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek başlayan Bakan Kirişci, bitkisel üretimde un, yağ ve şekerin, hayvansal üretimde et, süt ve yumurtanın stratejik olduğunu göreve geldiği ilk günden bu yana söylediğini vurgulayarak, 2002 yılında göreve geldiklerinde 31,7 milyon küçükbaşa karşılık bugün 57,5 milyon küçükbaşa sahip olunduğunu ve 9,9 milyon büyükbaş sayısının ise 18 milyona çıktığını ifade etti.     Bakan Kirişci konuşmasının devamında; "Elbette büyükbaş da önemli ama bu ülkenin coğrafyası küçükbaş için. Bu ülkede bizim mutlak suretle küçükbaşa önem vermemiz gerekiyor ve bundan hareketle de inşallah küçükbaşı yaygınlaştıracağız. Bir taraftan üreticiyi koruyacağız ama diğer taraftan da bu üreticinin kendisinin de yer aldığı tüketim grubu, bu eti bulunamaz halde görmemeli. Yani ette bir arz güvenliği bir bulunurluluk problemi yaşanmamalı diye biz ihracat yasakları getirdik. İhracat yasağı getirmediğimiz tarımla ilgili sadece meyve ve sebze. Ama zeytinyağı da dahil olmak üzere tüm ihracata konu olan konularla ilgili tedbirleri aldık ve ülkemiz insanlarını göz önünde bulundurarak bu uygulamaları hayata geçirdik. Tabii ihtiyaç oldukça bu dediğimiz yasaklarla ilgili katı olmadığımızı, öyle bir inat peşinde olmadığımızı, rasyonel hareket ettiğimizi, ihtiyaçlara göre bunu gündeme getirdiğimizi ortaya koyduk. Bundan dolayı da bazı yasakları kaldırdık ve bunların seyrini takip ediyoruz.”dedi. Kovid-19 sürecinde kendilerini dünyanın süper gücü zanneden ülkelerin bile acziyetini gördüklerini dile getiren Bakan Kirişci; "Ülkemiz pandemi de dahil olmak üzere hiçbir şeyin yokluğunu ve kıtlığını yaşamadı. Ayçiçeği yağıyla ilgili art niyetli çevreler bir girişimde bulundu, onlar da gerekli derslerini aldılar ve şu anda ortalık bizim buraların tabiriyle süt liman. Bu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde hükümetimizin izlemiş olduğu doğru politikaların bir tezahürüdür." diye konuştu. Hükümet olarak dünyanın yaşadığı bu türbülanslı dönemde gerekli çalışmaları yaptıklarına dikkati çeken Bakan Kirişci, "Bitkisel üretimde bizim iki temel girdimiz var. Biri mazot, diğeri gübre. Hayvancılık yapıyoruz, bir girdimiz var. Yem. Eğer biz bitkisel üretimde mazot ve gübreyi dışardan temin etmek zorunda olan bir ülkeysek, ister istemez bu dışardaki gelişmelerden olumsuz yönde etkileniyoruz. İşler rayına girdiğinde de bu olumluya dönmüşse eğer bize de kısmi olarak olumlu yansıyor. Aynı şekilde yemle ilgili de ham maddelerin bir kısmı yurt dışından döviz bazında geliyor. Ülke olarak yerlileşme çabalarımız büyük bir hızla ilerliyor. Bu tür ihtiyaçlarımızı, birtakım gereksinimlerimizi karşılıyoruz. Allah izin verirse inşallah Akdeniz'de ve Karadeniz'de 2023 yılında kullanmaya başlayacağımız doğal gazla birlikte azotlu gübrelerimizi üreteceğiz.”dedi. Sözlerinin sonunda Bakanlık olarak 65 başlıkta toplanan destekleri olduğunu belirterek yakın zamanda herkesin bu desteklerden e-devlet üzerinden yararlanabileceğini aktaran Bakan Kirişci, TMO'nun 4 milyon 400 bin ton hububat alımı yaptığını ve alıma devam ettiğini hatırlattı. Vatandaşın ucuz ekmek yemesi için un sanayicisine uyguladıkları düzenlemenin benzerini yem sanayisinde de uygulayacaklarını sözlerine ekledi. Vali Ali Hamza Pehlivan ise yaptığı konuşmasında; “Yayların havası sert olur, suyu sert olur, rüzgarı sert olur, bununla birlikte insanı da mert olur, cesur olur, zorluklara karşı dirayetlidir. Beslediği hayvanları canından sayar, gözü gibi bakar. Yaylacılık bir tutkudur. Mersinimizde toplam yüzölçümü içerisinde meralarımızın oranı 62.000 hektar olmasına rağmen keçi yetiştiriciliğinde Türkiye'de 1. olmak ve toplamda küçükbaş hayvancılıkta da 4-5 sıralarda yer almak işte bu tutkunun bence bir yansımasıdır. Nitekim 15-20 yıl önce ilimizde küçükbaş hayvan varlığı 500-600 bin civarındayken şu anda 1.8 milyon rakamına ulaşmış durumdadır. Bu devletimizin ve hükümetimizin Tarım ve Orman Bakanlığı’mızın teşvikleriyle, destekleriyle ve bununla birlikte siz kıymetli üreticilerimizin hayvancılıkla uğraşan hemşerilerimizin üstün gayreti ile olmuş ve bu üretimdeki artışı ülkemizin genelinde olduğu gibi Mersin ilimizde de kıyısından zirvesine kadar her alanda görüyoruz.” dedi. Geçmiş dönem Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan da bugüne kadar Yörüklerin destekçisi olduğunu belirterek bundan sonra da her zaman yanlarında olmaya devam edeceğini aktardı. Mersin Milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın, Zeynep Gül Yılmaz, Baki Şimşek, Olcay Kılavuz ve Mersin Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Akdoğan’ın da birer konuşma yaptığı programda; Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci ile Vali Ali Hamza Pehlivan protokol üyeleri ile birlikte yaylada bulunan yörük çadırlarını ziyaret ederek, yörük vatandaşlarımızla hasbihalde bulundu. (MERSİN VALİLİĞİ)