BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ’NİN HAZİRAN AYI 1. BİRLEŞİMİ YAPILDI
Yazar: abdullah - 11 Haziran 2022 Cumartesi

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ’NİN HAZİRAN AYI 1. BİRLEŞİMİ YAPILDI

HAZIRAN AYI MECLIS TOPLANTISI

Mer­sin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Mec­li­si’nin 2022 yı­lı Ha­zi­ran ayı 1. Bir­le­şim Top­lan­tı­sı, Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı Va­hap Se­çer baş­kan­lı­ğın­da ger­çek­leş­ti­ril­di. Mec­lis Top­lan­tı­sı’nda ida­re­den ge­len 18, ko­mis­yon­la­ra ha­va­le edi­len 1 ve gün­dem dı­şı 1 ol­mak üze­re top­lam 20 mad­de gö­rü­şül­dü. Mec­lis’te ko­nu­şu­lan ko­nu­lar ara­sın­da Si­lif­ke’de ça­lış­ma­la­rın sür­dü­ğü Se­ka Li­ma­nı, GMK Bul­va­rı üze­rin­de bu­lu­nan ve afet risk­li ya­pı ilan edi­len PTT te­sis­le­ri gi­bi önem­li ko­nu­lar ko­nu­şul­du. Baş­kan Se­çer, Mec­lis’te gün­dem mad­de­le­ri­ne ge­çil­me­den ön­ce di­lek ve te­men­ni­ler bö­lü­mün­de ko­nu­şan Mec­lis üye­le­ri­nin so­ru­la­rı­nı ve de­ğer­len­dir­me­le­ri­ni ya­nıt­la­dı. Si­lif­ke Ta­şu­cu’nda bu­lu­nan Se­ka Li­ma­nı’nda sü­ren ça­lış­ma­lar­la il­gi­li de­ğer­len­dir­me­de bu­lu­nan Baş­kan Se­çer, “Se­ka Li­ma­nı’nda ge­li­şen olay­la­rı ben de ta­kip edi­yo­rum. Mut­la­ka Mer­sin’de ya­tı­rım ol­ma­lı, Mer­sin’de li­man da ol­ma­lı. Mer­sin’de yol da ya­pıl­ma­lı, fab­ri­ka da ol­ma­lı, iş sa­ha­la­rı da açıl­ma­lı, ko­nut­la­ra da alan­lar aç­ma­lı­yız. An­cak bü­tün bu iş­lem­le­ri ya­par­ken bun­la­rı be­lir­li bir mev­zu­at çer­çe­ve­sin­de yap­ma­mız ge­re­ki­yor. Ama za­man za­man şu­nu da göz­lem­li­yo­ruz; ya­sa­la­rın ar­ka­sı­nı do­la­na­rak da ba­zı iş­ler çev­ril­me­ye ça­lı­şıl­dı­ğı­nın far­kın­da­yız. Bu da ay­rı bir tar­tış­ma ko­nu­su ama li­man öze­lin­de de­ğer­len­dir­me ya­pa­cak olur­sam; Mer­sin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin so­rum­lu­luk ala­nın­da olan ge­liş­me­le­re as­la se­yir­ci ka­la­ma­yız. Mev­zu­at dı­şı­na çı­kıl­dı­ğı nok­ta­da ge­rek­li mü­da­ha­le­yi ya­pa­rız. Di­ğer ku­rum­la­ra ait so­rum­lu­luk alan­la­rın­da­ki ge­liş­me­le­re de yan­lış­la­ra da eğer ku­rum ge­rek­li ref­lek­si ya­sal çer­çe­ve­de gös­te­re­mi­yor­sa da onu gös­te­ri­riz, bir gö­rüş ola­rak or­ta­ya ko­ya­rı­z” de­di. Er­dem­li’de­ki Ha­zi­ne ara­zi­le­ri üze­rin­de ya­şa­yan va­tan­daş­la­rın mağ­du­ri­ye­ti­nin di­le ge­ti­ril­me­si üze­ri­ne de de­ğer­len­dir­me ya­pan Baş­kan Se­çer, “A­çık­ça­sı bu ko­nu Ha­zi­ne’nin ko­nu­su. Bu ko­nu Bü­yük­şe­hir’in her­han­gi bir ta­raf ol­du­ğu, mü­da­hil ol­du­ğu bir ko­nu de­ğil ama Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı ola­rak be­nim mü­da­hil ol­du­ğum bir ko­nu var ki; ora­da ya­şa­yan hem­şe­ri­le­ri­min mağ­du­ri­ye­ti. Bu mağ­du­ri­yet o va­tan­da­şı­mı­zın ora­da bu­lun­ma­sı­nın; ya­sal ze­mi­ne otur­ma­mış ol­sa bi­le bu­na dik­kat edi­le­rek ya­pıl­ma­sı la­zım. Ora­da bir köy­lü va­tan­daş ta­rım­sal fa­ali­yet ya­pı­yor, evet ora­da iş­gal et­ti­ği alan şu an­da hu­ku­ki ola­rak onun ala­nı de­ğil ama bu de­mek de­ğil­dir ki bir ön­lem al­ma­dan, kat­kı yap­ma­dan, yol çiz­me­den, yol gös­te­ril­me­den ya­ka pa­ça o alan­dan bu in­san­la­rı çı­ka­rıp at­mak doğ­ru bir yak­la­şım de­ğil. Dev­let ak­lı bu­nu yap­maz. Onun için de da­ha dik­kat­li iş­lem­ler yap­mak du­ru­mun­da­yız di­ye dü­şü­nü­yo­ru­m” di­ye ko­nuş­tu. Mec­lis’te GMK Bul­va­rı üze­rin­de yer alan PTT te­sis­le­ri­nin afet risk­li ya­pı ola­rak ilan edil­me­si ko­nu­su da gün­de­me gel­di. Bu ko­nuy­la il­gi­li de de­ğer­len­dir­me ya­pan Baş­kan Se­çer, ba­zı uy­gu­la­ma­la­rın ye­rel yö­ne­tim­le­rin gö­rü­şü alın­ma­dan ya­pıl­dı­ğı­na dik­kat çe­ke­rek, “Mev­cut ya­sa­la­ra gö­re Çev­re Ba­kan­lı­ğı re­sen dü­zen­le­me ya­par. Bu ya­sa­la­rı biz çı­kar­ma­dık. Bun­lar son ik­ti­dar dö­nem­le­ri­ne ait uy­gu­la­ma­lar. Ya­ni ye­re­lin ha­be­ri ol­ma­dan re­sen ya­pı­lan iş­lem­ler. Sa­de­ce bu de­ğil bu­nun gi­bi on­lar­ca iş­lem. Bu­nun gi­bi ken­tin is­tik­ba­li­ne kast ede­bi­le­cek, ken­tin is­tik­ba­li­ne ya da olum­lu te­sir ede­bi­le­cek on­lar­ca pro­je re­sen Çev­re Ba­kan­lı­ğı’ndan ya da il­gi­li ku­rum­lar ta­ra­fın­dan ya­pı­la­bi­li­yor, plan­la­na­bi­li­yor, mü­da­hil olu­na­bi­li­yor. Ken­tin 1/5000 Öl­çek­li Na­zım İmar Pla­nı­nı bu Mec­lis’in yap­ma­sı la­zım. Ala­nın üze­rin­de­ki bi­na­lar afet ris­ki ta­şı­yor di­ye açık­la­ma ya­pıl­dı. Bu­ra­ya ka­dar ta­mam. Bi­zim Kır­mı­zı La­ci­vert İş­ha­nı’nı, Tar­sus Şe­la­le Ote­li bi­na­sı­nı yık­ma ne­de­ni­miz­de za­ten bu. İyi gü­zel de bi­zim tar­tış­tı­ğı­mız üze­rin­de­ki alan­lar de­ğil, o ar­sa­nın de­ğe­ri, o ar­sa­nın imar de­ği­şik­li­ği ile el­de edi­le­cek ran­tı. Bu rant ne­re­ye gi­di­yor? Uy­gun ye­re gi­di­yor­sa ba­şı­mız üze­ri­ne. Hiç­bir la­fı­mız sö­zü­müz yok. Aca­ba bu­ra­da­ki ye­rel dev­let ku­rum­la­rı­nın; ör­ne­ğin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin ya da Ye­ni­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin bu ar­sa ile il­gi­li bir ta­sar­ru­fu ola­bi­lir mi?” de­di. “A­ca­ba Mer­sin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin bir kül­tür mer­ke­zi ara­yı­şı var da ra­hat ara­zi bu­la­bi­li­yor mu? Ya da az ön­ce söy­le­dim; Za­fer Çar­şı­sı ör­ne­ğin­de ol­du­ğu gi­bi. Bu­ra­da­ki es­naf ar­ka­daş­la­ra uy­gun bir pro­jey­le iş ye­ri ya­pıp en azın­dan on­la­rın mağ­du­ri­ye­ti­ni ön­le­me gi­bi bir ça­ba­sı var. Bu­nu ya­pa­cak bir ara­zi­si var mı? Ara­zi bu­la­bi­li­yor mu? Ya da Mer­sin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si ken­di­si­ne ka­mu­ya hiz­met ve­re­cek hiz­met alan­la­rı yap­mak is­ti­yor, ka­mu bi­na­la­rı yap­mak is­ti­yor. Bu­nun için bir ala­nı var mı? Şim­di bun­lar ne­za­ke­ten de so­rul­ma­dan re­sen, em­ren; ‘PTT ara­zi­si­ni biz tu­rizm ve ti­ca­re­te dö­nüş­tü­re­lim ön­ce gön­de­re­lim ba­kan­lı­ğa. Son­ra gel­sin önü­nü­ze biz bu­nun ge­re­ği­ni ya­pa­rız’. Kar­de­şim sen tüc­car mı­sın? Bu mem­le­ket si­zin ba­ba­nı­zın ma­lı mı? PTT ka­mu ma­lı. Ye­re­le bir so­run, gö­rüş alın, bir şey söy­le­yin. Biz­den is­te­nen gö­rüş şu; o da şe­kil şar­tı­nı ye­ri­ne ge­tir­mek için; biz olum­suz da gö­rüş ver­sek za­ten ora­da işin adı kon­muş ge­re­ken ya­pı­la­cak. Bir an­lam­da bi­zi çok özür di­li­yo­rum ena­yi ye­ri­ne koy­mak, ap­tal ye­ri­ne koy­mak. Bi­zim ap­tal gö­rün­tü­müz yok. Bu mem­le­ket kim­se­nin ba­ba­sı­nın ma­lı de­ğil. Ya­sa­lar çı­kar, her çı­kan ya­sa doğ­ru de­ğil­dir, mem­le­ket hay­rı­na de­ğil­dir. Bu gi­bi iş­lem­ler mem­le­ket hay­rı­na de­ğil­dir. Bu­na ben de çok şid­det­le kar­şı çı­kı­yo­rum, çık­ma­ya da de­vam ede­ce­ğim.” Bir Mec­lis üye­si­nin si­nek­le mü­ca­de­le ko­nu­sun­da­ki te­şek­kü­rü üze­ri­ne de ko­nu­şan Baş­kan Se­çer, asıl işin va­tan­daş­la­ra düş­tü­ğü­ne vur­gu yap­tı. Kü­çü­cük bir su bi­ri­kin­ti­sin­de bi­le bin­ler­ce siv­ri­si­nek üre­di­ği­ni ha­tır­la­tan Baş­kan Se­çer, mü­ca­de­le­nin kim­ya­sal ilaç sı­ka­rak sür­dü­rül­me­si­nin de çev­re adı­na za­ra­rı­na dik­kat çek­ti. Se­çer, “Bi­zim onu kim­ya­sal sı­ka­rak öl­dür­me­miz­le ol­mu­yor. Kay­na­ğın­da ku­rut­ma­mız için va­tan­daş­la­rı­mız da bu ko­nu­da has­sa­si­yet sa­hi­bi ol­sun­lar de­mek is­ti­yo­rum. Bu hin­ter­lant su hav­za­la­rı­nın, la­gün­le­rin, gö­let­le­rin, ba­tak­lık­la­rın yo­ğun ol­du­ğu böl­ge­ler. Çok da­ha has­sas ça­lış­ma­la­rı­mı­zı   sür­dü­re­ce­ği­z” di­ye ko­nuş­tu. Baş­kan Se­çer, top­lu iş söz­leş­me­si ve ça­lı­şan üc­ret­le­ri ile il­gi­li ya­pı­lan de­ğer­len­dir­me­le­rin üze­ri­ne, “Ça­lı­şan­la­rın üc­ret­le­ri ko­nu­sun­da kad­ro­lu iş­çi sta­tü­sün­de olan­la­ra yö­ne­lik ba­zı tez­vi­rat­lar var. Ben va­tan­daş­la­rı­mı­zın bu ha­yat pa­ha­lı­lı­ğı kar­şı­sın­da ez­di­ril­me­me­si ta­raf­ta­rı­yım. An­cak önem­li bir has­sa­si­ye­tim de Mer­sin Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si bün­ye­sin­de ça­lı­şan, ta­şe­ron di­ye ta­bir et­ti­ği­miz sü­rek­li iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şan­lar ge­çi­ci iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şan­lar. Ge­çi­ci iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şan­lar ve kad­ro­lu iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şan­la­rın, ya­ni top­lu söz­leş­me ma­ri­fe­tiy­le üc­ret­le­ri­ni sos­yal hak­la­rı­nı be­lir­le­me yet­ki­si­nin iki ke­sim­den bi­ri ya­ni Bü­yük­şe­hir’e ait ol­du­ğu ko­nu­lar­da ben ada­let da­ğıt­mak zo­run­da­yım. Ay­nı işi ya­pan kad­ro­lu iş­çi 10 TL alır­ken ben sü­rek­li iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şa­na 5, 6 TL ver­di­ğim nok­ta­da ada­let­siz bir iş yap­mış olu­rum. Bü­tün be­le­di­ye­ler için ge­çer­li. Ben gö­rü­yo­rum ba­zı be­le­di­ye­ler­de kad­ro­lu iş­çi sa­yı­sı son de­re­ce az, kah­ra­man­lık ya­pı­yor­lar, bu bir si­ya­si ma­nev­ra­dır. Ken­di­si­ni et­ki­le­ye­cek bir sa­yı de­ğil­dir, ez­be­re iş­ler ya­pı­yor­lar. Bu­nu da açık­lık­la ifa­de ede­yim, bun­lar doğ­ru yak­la­şım­lar de­ği­l” de­di. Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin bün­ye­sin­de kad­ro­lu iş­çi, me­mur, sü­rek­li iş­çi gi­bi bir­çok sta­tü­de top­lam 11 bin per­so­nel ol­du­ğu­nu be­lir­ten Baş­kan Se­çer,  “Bi­zim kad­ro­lu iş­çi­ler­le yap­tı­ğı­mız top­lu söz­leş­me geç­ti­ği­miz yıl ya­pıl­dı, an­cak sü­rek­li iş­çi sta­tü­sün­de ça­lı­şan­lar­la Tem­muz ayı içe­ri­sin­de do­lan sü­re­de biz top­lu iş söz­leş­me­si ya­pa­ca­ğız. O ça­lış­ma­mız bit­tik­ten son­ra ge­ri­ye dö­nük kad­ro­lu iş­çi­le­ri­mi­zin du­ru­mu­na ba­ka­ca­ğız. Ez­be­re iş ya­pa­mam, yap­tı­ğım her iş doğ­ru so­nuç ver­mek du­ru­mun­da. Ara­da­ki ma­kas za­ten açık­tı, çok açık, ha­la açık çok aça­ma­yız. Ya­sa­lar­dan kay­nak­lı bir hak­sız­lık, hu­kuk­suz­luk var. Oy­sa­ki şu an­da en dü­şük üc­re­ti­miz 5000 TL. As­ga­ri üc­ret 4250 TL’dir. Sos­yal yar­dım­lar­la be­ra­ber 5 bin TL üc­ret alı­yor­lar, biz on­lar üze­rin­de bir de­ğer­len­dir­me ya­pa­ca­ğız bu ay içe­ri­sin­de. Çı­kan so­nu­ca gö­re, kad­ro­lu iş­çi­le­rin du­ru­mu­nu top­lu söz­leş­me za­ma­nı ol­ma­ma­sı­na rağ­men or­ta­ya çı­kan aşı­rı ha­yat pa­ha­lı­lı­ğın­dan do­la­yı tek­rar el­bet­te ki ma­sa­ya ya­tı­ra­ca­ğız ve bi­zim için ada­let­li olan so­nu­cu da ala­ca­ğı­mı­za ina­nı­yo­ru­m” di­ye ko­nuş­tu. Baş­kan Se­çer, kent­te­ki sa­nat­sal fa­ali­yet­ler için Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si’nin sa­lon­la­rı­nın ki­ra­lan­dı­ğı­nı ve bu­nun Va­li­lik ona­yı­na su­nul­du­ğu­nu ifa­de ede­rek, şöy­le de­vam et­ti: “E­ğer hu­ku­ki ola­rak bir prob­lem var­sa bu önü­mü­ze ge­lir ve biz de do­ğal ola­rak Va­li­lik’ten ge­len bu ka­ra­rı uy­gu­la­mak du­ru­mun­da­yız. Ben Be­le­di­ye Baş­ka­nı ola­rak ya­sa­lar çer­çe­ve­sin­de eğer ki mev­zu­at­la­ra uy­gun­lu­ğu var­sa, oyu­nun içe­ri­ği, her­han­gi bir mev­zu­ata ta­kıl­ma­yan bir te­ma­yı iş­li­yor ol­ma­sı ve­sa­ire bu so­run­lar yok­sa ya­sa­lar da uy­gun­sa han­gi dil­den oy­nan­ma­sı is­te­ni­yor­sa oy­nan­ma­sın­da bir sı­kın­tı gör­mü­yo­rum. Bu ya­sal de­ği­şik­lik­le­ri ya­pan da AK Par­ti ik­ti­dar­la­rı­dır. Ben de par­la­men­to da bu­na ‘e­vet’ oyu ver­mi­şim­dir. Ön­ce­den ör­ne­ğin fark­lı dil ve leh­çe­ler­de si­ya­si pro­pa­gan­da ya­sa­ğı var­dı. AK Par­ti ik­ti­dar­la­rı dö­ne­min­de bi­zim de ‘e­vet’ oyu ve­re­rek ka­bul et­ti­ği­miz dü­zen­le­me­ler­di. De­dik ki ‘bı­ra­ka­lım in­san­lar ken­di dil ve leh­çe­le­rin­de pro­pa­gan­da­la­rı­nı yap­sın­lar.’ Ama bi­zim res­mi di­li­miz Türk­çe­dir, bun­da bir be­is yok. Di­ye­lim ki bu­ra­da 400 bin sı­ğın­ma­cı ya­şı­yor ana di­li Arap­ça. Bu sı­ğın­ma­cı­lar­la il­gi­li bir si­vil top­lum ör­gü­tü be­le­di­ye­me mü­ra­ca­at et­ti, biz bir ti­yat­ro oyu­nu ser­gi­le­ye­ce­ğiz Arap­ça de­di. Biz bu iş­le­mi ya­pa­rız. Bu Va­li­li­ğe bil­di­ri­lir. Arap­ça oyun ser­gi­le­mek ya­sak­sa, Kürt­çe oyun ser­gi­le­mek de ya­sak ol­sun, İn­gi­liz­ce oyun ser­gi­le­mek ya­sak­sa Fran­sız­ca oyun ser­gi­le­mek de ya­sak ol­sun. Bu ya­sak­lar­la hiç­bir ye­re va­ra­ma­yız, en­di­şe­ler­le hiç­bir şe­yi çö­ze­me­yiz. Bu be­nim bir Baş­kan gö­rü­şün­den zi­ya­de ki­şi­sel gö­rü­şüm­dür, dün­ya gö­rü­şüm­dür, si­ya­si gö­rü­şüm­dür ama böy­le ol­ma­ma­sı ta­raf­ta­rı­yım. Ya­sa­lar­da da bu­na en­gel bir şey ol­ma­dı­ğı­nı bi­li­yo­rum eğer yan­lış bil­mi­yor­sam. Ya­sa­lar çer­çe­ve­sin­de her­kes biz­den kül­tür ve sa­nat­sal fa­ali­yet­ler­de kul­lan­mak üze­re sa­lon ala­bi­lir, im­kan­la­rı­mız­dan ya­rar­la­na­bi­li­r” de­di. Kır­sal­da ve mer­ke­ze çok uzak böl­ge­ler­de ya­şa­yan muh­tar­la­rın üc­ret­siz top­lu ta­şı­ma araç­la­rı­nı kul­la­na­bil­me­le­ri ta­le­bi üze­ri­ne Baş­kan Se­çer, “Muh­tar­la­rı­mı­zın da üc­ret­siz oto­büs­le­ri kul­lan­ma ta­le­bi var. Çok mes­lek grup­la­rı­nın var, ec­za­cı­la­rın, ec­za­cı kal­fa­la­rı­nın, in­faz me­mur­la­rı­nı­n… Hep bu­ra­da tar­tış­ma ko­nu­su olu­yor. Bun­lar ya­say­la be­lir­le­ni­yor. Bi­zim kim­le­re il­ti­mas­lı dav­ra­na­ca­ğı­mız ya­sa­lar­da sa­bit. Biz o çer­çe­ve­de ça­lış­ma­la­rı­mı­zı ya­pı­yo­ruz ama ta­bi muh­tar­la­rı­mız bir ka­mu gö­re­vi ya­pı­yor. Ben de ar­zu ede­rim bir ya­sal çer­çe­ve­de bu dü­zen­le­me ya­pı­lır­sa 52 bin ci­va­rın­da muh­ta­rı­mız var Tür­ki­ye ça­pın­da. Bun­la­rın da yüz­de ka­çı top­lu ta­şı­ma araç­la­rı­nı kul­la­na­cak­lar. Ben­ce böy­le bir dü­zen­le­me­nin par­la­men­to­da ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni de dü­şü­nü­yo­ru­m” ifa­de­le­ri­ne yer ver­di. PTT te­sis­le­ri ko­nu­su­nun ye­ni­den gün­de­me gel­me­si üze­ri­ne Baş­kan Se­çer Mec­lis üye­le­ri­ne “O­ra­sı­nın sta­tü­sü ne? Pe­ki ba­na kal­sa de­ğiş­ti­rir mi­yim ora­yı? Si­ze kal­sa de­ğiş­ti­rir mi­si­niz Mec­lis ola­rak? Ni­ye bir­den bi­re ka­mu ala­nı­nı tu­rizm ve ti­ca­ret ya­pı­yo­ruz? Ka­mu ti­ca­ret mi ya­pı­yor? Ka­mu ne ya­pa­cak, 5 yıl­dız­lı otel mi ya­pa­cak ora­yı? O za­man bü­tün ka­mu alan­la­rı­nı biz tu­rizm, ti­ca­ret ya­pa­lım. Ha­raç me­zat sa­ta­lım git­sin. Ka­mu­ya da bir şey kal­ma­sın. Böy­le ya­pa­lım her­kes kur­tul­su­n” şek­lin­de so­ru­la­rı­nı sor­du.  Mec­lis üye­le­ri­nin de tek tek söz ala­rak açık­la­ma­lar­da bu­lun­du­ğu ko­nu hak­kın­da Baş­kan Se­çer, “Bi­zim bu­ra­da tar­tış­tı­ğı­mız ko­nu şu; Ye­ni­şe­hir Be­le­di­ye Baş­ka­nı­mız böy­le bir tek­lif­te bu­lu­na­bi­lir. Ki­me bu­lu­nu­yor? Ye­rel Mec­lis’e bu­lu­nu­yor. Pe­ki PTT bu tek­li­fi ki­me ya­pı­yor? Kim­se­nin ha­be­ri var mı bu­ra­dan? An­ka­ra'da PTT Ku­ru­mu, il­gi­li Ba­kan­lı­ğa ya­pı­yor. Şim­di bu­ra­da ben de­mi­yo­rum ki; ‘ol­ma­sı ge­re­ken de­ği­şik­lik­le­ri yap­ma­ya­yım.’ Be­le­di­ye­ler de is­ti­yor. Şim­di is­mi­ni ver­me­ye­ce­ğim, ba­zı be­le­di­ye­ler ama­cı­nı or­ta­ya koy­du, ama­cı ha­sıl ol­sun di­ye ge­rek­li dü­zen­le­me­le­ri yap­tık. Yap­ma­dık mı? Ne­den? ‘İh­ti­yaç var.’ Ama he­pi­mi­zin ha­be­ri var, be­nim ha­be­rim var, si­zin gru­bu­nu­zun var, be­nim gru­bu­mun var. Bu ma­kul de­dik. Ama bu fark­lı bir şey, biz­den ba­ğım­sız, bi­zim ha­be­ri­miz ol­ma­dan, re­sen ya­pı­lan dü­zen­le­me­le­re baş­ta kar­şı çı­kı­yo­ruz. Son­ra di­yo­ruz ki ‘ka­mu alan­la­rı­nın böy­le ha­raç me­zat, kim­se­nin ha­be­ri ol­ma­dan, üze­rin­de fi­kir yü­rü­tül­me­den, ti­ca­ret, tu­rizm, her ney­se, ko­nut şek­li­ne dö­nüş­tü­rül­me­si yan­lış­tır. Bi­zim bah­set­ti­ği­miz bu. O ara­zi­nin ne ka­dar ku­pon ara­zi ol­du­ğu­nu he­pi­miz bi­li­yo­ruz. Ba­ka­lım sey­ri ta­kip ede­ce­ği­z” di­ye ko­nuş­tu. Baş­kan Se­çer, Mec­lis üye­le­ri­ne “Re­sen Çev­re Ba­kan­lı­ğı ya­pı­yor. Ona ne di­yor­su­nuz? Doğ­ru mu ya­pı­yor, yan­lış mı ya­pı­yor? Ben fik­ri­mi söy­lü­yo­rum; yan­lış ya­pı­yor di­yo­rum. Siz ne di­yor­su­nuz? Ama da­ha ön­ce ne ol­ma­sı­nı is­te­di­niz?” di­ye sor­du.  Mec­lis üye­le­rin­den ge­len ‘ka­mu hiz­met ala­nı ol­ma­sı­nı is­te­dik’ ce­va­bı üze­ri­ne ko­nuş­ma­sı­nı sür­dü­ren Baş­kan Se­çer, “Bu­ra­da bir çe­liş­ki var. Ba­kın ama biz An­ka­ra'ya bu ka­dar mah­kûm ola­ma­yız. Biz de bu­nu söy­lü­yo­ruz. Ya­ni bu­nu dil­len­dir­me­miz la­zım. Ora­da bir iş­lem ola­cak­sa bu­nun bu Mec­lis’ten ya­pıl­ma­sı­nın da­ha doğ­ru ola­ca­ğı­nı söy­lü­yo­ru­z” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. “Es­naf biz­den mem­nu­n” Mec­lis üye­le­rin­den ge­len Za­fer Çar­şı­sı ko­nu­sun­da es­naf­lar­la is­ti­şa­re ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği ko­nu­sun­da­ki eleş­ti­ri­le­re de ya­nıt ve­ren Baş­kan Se­çer, “Es­naf biz­den çok mem­nun. Se­çim de ge­li­yor za­ten, kim kim­den mem­nun, za­ten san­dık­tan çı­ka­cak. Onu bi­le­me­yiz şim­di. Ama es­naf biz­den mem­nun. Ba­kın onu söy­le­ye­yim. Biz Al­lah'a şü­kür her ye­re gi­de­bi­li­yo­ruz. Al­nı­mız açık, ba­şı­mız dik, hiç­bir so­ru­nu­muz yok. Her­ke­se im­kân­la­rı­mız öl­çü­sün­de ula­şı­yo­ruz. Hiç kim­se­nin bi­le­ği­ni bük­me pe­şin­de, ona tu­zak kur­ma pe­şin­de de­ği­liz. Bi­zim böy­le bir der­di­miz yo­k” de­di. Za­fer Çar­şı­sı ko­nu­su­na da de­ği­nen Se­çer, “Za­fer Çar­şı­sı es­na­fı­na yö­ne­lik Be­le­di­ye’nin ora­da bir ta­sar­ru­fu yok. Biz o bi­na­yı risk ta­şı­dı­ğı için, ya­sa ge­re­ği za­ten yık­mak zo­run­da­yız. Bu­ra­ya ka­dar ta­mam mı? Biz o bi­na­yı bo­şalt­tık. Biz yık­maz­sak bir an­da ken­di­li­ğin­den es­naf­la­rın üze­ri­ne çö­ke­bi­lir. Bu­ra­ya ka­dar ta­mam mı? Biz ora­ya bir pro­je uy­gu­la­mak zo­run­da­yız. Ora­sı ye­ni­le­me ala­nı. Be­lir­li ya­sa­lar çer­çe­ve­sin­de imar ya­pa­bi­li­riz. Bu bir kül­tür mer­ke­zi­dir, kent mer­ke­zi­dir. On­lar ay­rı bir şey. Ama ora­da ki­ra­cı olan es­na­fı­mı­zın; on­lar mülk sa­hi­bi de de­ğil; ki­ra­cı olan es­na­fı­mı­zın mağ­du­ri­yet ya­şa­ma­ma­sı adı­na baş­ka bir yer­de Za­fer Çar­şı­sı’na ben­zer kon­sept­te bir çar­şı ya­pa­bi­li­riz. Pro­je­de Za­fer Bey'in kas­tı o. Biz de bun­dan hiç­bir za­man kaç­ma­dık. Ta­raf­lar eli­ni ta­şın al­tı­na ko­yar­sa, es­naf da be­ra­ber olur­sa, biz de Be­le­di­ye ola­rak on­la­rın ya­nın­da du­ru­ruz, or­tak bir so­nuç alı­rız de­dik. Hep­si bun­dan iba­ret. Bi­zim Za­fer Çar­şı­sı es­na­fıy­la bir prob­le­mi­miz yo­k” ifa­de­le­ri­ne yer ver­di. Gün­dem dı­şı ko­nuş­ma­la­rın ar­dın­dan mad­de­ler oy­lan­dı. Baş­kan Se­çer, geç­ti­ği­miz bir­le­şim­de Ana­mur plan­la­rı­nın gö­rü­şül­dü­ğü­nü ve ba­zı mad­de­le­rin oy bir­li­ğiy­le ka­bul edi­lir­ken, ba­zı­la­rı­nın ise oy çok­lu­ğuy­la ka­bul edil­di­ği­ni söy­le­di. Se­çer’in iti­raz­la­ra ret ve­ren­ler için Mec­lis’te ara­dı­ğı ıs­rar ka­ra­rı 41 oy­la ka­bul edil­di.