Tarsus Haber| Yenises Gazetesi
Yazar: HALİL AKSOY - 19 Eylül 2022 Pazartesi - Okunma: 24

KARAKTER EĞİTİMİ

Eğitim zor ve karmaşık bir süreç. Her insanın çocukluktan başlayıp tahsil hayatının sonuna kadar kazanması gereken bilgi ve iyi davranışlar vardır. Sadece bilgi veya iyi davranış, insanlardan beklenen faydayı sağlamaz. Her çocuk iyi veya kötü bir aile ortamında büyür. Her ne kadar bundan mahrum kalan bazı çocuklar varsa da onların eğitimleri devletin çeşitli kurumlarınca karşılanmaya çalışılır. Çocuğun içinde bulunduğu ortam onu şekillendiren ilk mekândır. Eğitimli, bilgili, iyi ahlaklı ailede büyüyen çocukla bunlardan mahrum ailede büyüyen bir çocuğun davranışları aynı olmaz. Eğitime önem vermeyen bir ailede yetişen çocuktaki eksiklik iyi bir eğitimle kapatılmaya çalışılsa bile çocukta yerleşen olumsuz davranışların değişmesi oldukça zordur.       Bizim eğitim sistemimizde çocuklarımıza her ne kadar iyi davranış bilgileri öğretilse de bu bilgilerin çocuklarımızda iyi davranış hâline geldiğini söylemek zor. Temel mesele de burada başlıyor. Bilgiyi ve davranışı öğrenen çocuk, geçer notu alıyor almasına ama bir müddet sonra yeni bilgiler öğrenince eski bilgileri unutuyor, iyi davranışları da insani ilişkilerine yansıtmayınca insanlar arası ilişkilerde problemler yaşamak da kaçınılmaz oluyor. Görgü kurallarını öğrenmek elbette önemli ama daha önemlisi bunları davranış hâline getirmektir. Eğitim sistemimizdeki en büyük eksiklikten biri de bu olsa gerek. Çocuklarımıza, gençlerimize kırmızı ışıkta durmanın yeşil ışıkta geçmenin gerektiği elbette öğretiliyor. Taşıtlarda büyüklere yer vermek, düşeni kaldırmak, yardım isteyene yardım etmek, yüksek sesle konuşmamak, komşuları ve diğer insanları rahatsız etmemek vb. bilgileri de öğreniyor bizim ülkenin çocukları ve gençleri... Aslolan bilginin davranış hâline gelmesidir. Davranış hâline gelmeyen bilgi ne anlam ifade edebilir ki... Çocuklar eğitilirken ihmal edilen nokta aile eğitimidir. Ülkemizde hâlâ okuma yazmayı bilmeyen insanlar olması acı bir hakikattir. Soralım: Bu acı hakikat kimlerin umurunda? İyi bir aile ortamında büyümeyen çocuğun eksikliği nasıl giderilecektir? Evinde her gün dayak korkusu yaşayan bir çocuğun bilgiyi öğrenmesi de içselleştirmesi de neredeyse imkânsızdır. Başarısız insanın hayattan beklentisi azalır. Bu da hem çocuk hem aile hem de o toplum için sonuçları felaket olabilecek bir durumdur. İşin bir diğer yönü de şu: Çocuk öğrendiği bilgiyi ve güzel davranışı çevresinde görmediği zaman bunun iyi bir şey olmadığı düşüncesi beynine yer eder. Bir müddet sonra kendisi de güzel davranışlardan vazgeçer. Her gün gördükleriniz, duyduklarınız, okuduklarınız, yaşadıklarınız bu acı hakikati size hatırlatmıyor mu? Eğitimde karakter eksikliği acı hakikatimiz. Bunu sadece çocuklarımızdan ve gençlerimizden beklemek hiç de adaletli bir davranış değil. Büyüklerin küçüklere örnek olması gerekmiyor mu?