Tarsus Haber| Yenises Gazetesi
Yazar: HALİL AKSOY - 1 Ağustos 2022 Pazartesi - Okunma: 22

HİDDET-ŞİDDET-CİNAYET

Gerek yazılı gerekse görüntülü basındaki haberler hiddet, şiddet ve cinayetin ülkemizin en acı gerçeklerinden biri olduğunu her gün hepimize hatırlatıyor. İnsanlarımızın kendine de diğer insanlara da saygısı yok...  Hemen herkes ya kibrit olmuş ya benzin. Biri tutuşturmaya diğeri tutuşmaya hazır. Durum vahim ötesi... İşsizlik, hayat pahalılığı, aile içi şiddet, kusurlara tahammülsüzlük, konuşmak yerine sövüp sayma, harçlık vermemek, eşlerden birinin boşanmak istemesi, kesici ve öldürücü aletler kullanılması, alacak verecek davası... Daha sayılacak nice sebepler... Bunların hemen hepsi okuduğumuz veya duyduğumuz haberlerde geçen kavramlar... Diğer ülke insanlarıyla birlikte bizim insanımız da sıkıntılarla boğuşuyor. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla bizdeki olumsuzluk diğer ülkelere göre daha fazla... İşsizliğin gün geçtikçe artması, enflasyonun gelirden daha çok olması, yetersiz beslenmenin insanımızın sağlığını bozması, çevrenin her gün biraz daha kirlenmesi, aile hayatının eski güzelliğini kaybetmesi, boşanmaların artması, kötü alışkanlıkların küçük yaşlarda başlaması, küçücük meselelerin büyütülmesi... Bunlar sadece bizim ülkemizde yaşanmıyor az da olsa diğer ülkelerde de yaşanan acı gerçekler... Halkının yüzde yüzüne yakınının Müslüman olduğu söylenen bir ülkede bu kadar menfi hadiselerin yaşanması hiç de hayra alamet değil... Konuşma kültürünün olmaması sebebiyle eli çabuk olanın veya öfkesine hâkim olamayanın silaha sarıldığı ülkemizde bu hadiselerin sona ereceğini düşünmek, ağustos sıcağında Tarsus’a kar yağacağını iddia etmek gibi bir şey... Bütün bu yaşananların elbette çeşitli sebepleri var. Bunları ilim insanlarımızın tespit etmesi, siyasî kadroların da bu bilgiler ışığında bunlara çözüm getirmesi gerekir. Bu konuda ilim insanlarımız çalışma yapmış olsalar bile siyasîlerin bunları dikkate aldığına dair herhangi bir bilgiye sahip değiliz. Hemen her gün hiddet, şiddet ve cinayet haberlerinin gazete sayfalarında yer alması hiç de istenen bir durum değil. Gönül ister ki insanımızın yaşadığı bütün olumsuzlukların sebepleri belirlensin ve bu olumsuzluklara son verecek çareler bulunsun. Ufukta bizi sevindirecek böyle bir ümit güneşinin doğacına dair bir nişan henüz yok... O ümit güneşini sabırla bekliyoruz.