Tarsus Haber| Yenises Gazetesi
Yazar: Abdullah - 30 Mayıs 2022 Pazartesi - Okunma: 328

TOPRAĞA DAİR

(HALİL AKSOY) Türkçe Sözlük’te toprak kelimesi şu anlamlar verilerek açıklanmış: 1. Yer kabuğunun toz durumuna gelmiş, türlü kitle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. 2. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. 3. Arazi, tarla. 4. Memleketli. 5. Kara. 6. Ülke. Toprak kelimesiyle türetilen kelimeler: Toprakçı, toprakçıl, toprakçılık, topraklama, topraklamak, topraklandırma, topraklandırmak, topraklaşma, topraklaşmak, topraklatma, topraklatmak, topraklı, topraksı, topraksız. “Toprak” kelimesiyle meydana getirilen birleşik kelimelere birkaç örnek: Ziraatle uğraşan kimselere toprak adamı, yaşlandığı hâlde dinç olan kişiye eski toprak, toz ve toprak yığınına toz toprak, çimento ve su katılarak sıkıştırılmış toprağa toprak çimento, gevşek ve kaygan bir toprak türüne de yağlı toprak denir. Kısa boylu, şişman, çift sürmeye elverişli öküze toprak öküzü diyen köylülerimiz, üzüm şırasını kestirmek için kullanılan kil ile karışık kireçli toprağa pekmez toprağı der. Kumlu, sert toprak için de toprak kaynağı, yumuşak, kırmızı ve özlü toprak için de et toprak kelimelerini kullanır. Yüzeyi taş ve toprakla kaplı alan için taş toprak diyen halkımız, çiçek yetiştirmekte kullandığı topraklar için de saksı toprağı der. Çok kötü tanınmış kimseler için toprak kabul etmez deriz, Müslüman olmayan ölüler için de toprağı bol olsun. Ölümü yakın olanlar için toprağa bakmak, ölüp gömülen için de toprağa vermek kelimeleri kullanılır. Kaldığı yerden başka bir yere gidip orada ölen kimseler için toprağı çekmiş deriz. Toprağa düşmek, ölmek, şehit olmak anlamına gelir. Toprak döşenmek, üstüne örtünecek hiçbir şeyi bulunmayacak kadar fakirlik içinde bulunmak demektir. Toprağa bağlı köleye toprak kölesi denir. Vakfın mülkiyet altında olan toprak veya araziye vakıf toprağı adı verilmiştir. Uzun zaman hiç sürülmemiş, işlenmemiş toprağa da çiğ toprak denir. Bir de Moskof toprağı var. O da şu anlama gelir: Maden parlatmak için kullanılan sarı renkte bir tür gevrek taş. Günümüzde tarihî bir terim olarak yaşayan toprak kadıları var. Anlamı şu:  Osmanlı Devleti’nde devlet merkezinde ve eyaletlerde araştırılması gereken işleri araştıran, haksızlığa uğrayan köylülerin yaptıkları şikâyetleri inceleyen, gerekirse davalarına da bakan seyyar kadılar. Büyük toprak sahibine toprak ağası, topraksız köylülerin gerçekleşmesini istediği reforma toprak reformu denir. Erozyonun diğer adı toprak kaymasıdır. Toprak karındaşı da vatandaş anlamına gelir. Dilimizin işlek kelimelerinden olan “toprak” şâirlerimizin sık kullandığı kelimelerdendir. Birkaç örnek verelim: M. Emin Yurdakul: “Bırak beni haykırayım susarsam sen mâtem et / Unutma ki şâirleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir.”  M. Cemal Kuntay: “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” M. Âkif Ersoy: “Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker / Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.” Âşık Veysel’in dörtlüğüyle bitirelim: “Dost dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yârim kara topraktır / Beyhude dolandım, boşa yoruldum / Benim sadık yârim kara topraktır.”