2020. Evet, İlk cümlem 2020. Tek başına 2020’yi bir cümle olarak yazdım. Çünkü bir milat, bir başlangıç, devamı gelecek olan. insanlığa bir mesajı var. 1 Ocak itibariyle dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Hepimiz biliyoruz ki kıyamete yakın doğal afetler ve sıra dışı olaylar artacak. Bir nevi felaketler zinciri vuku bulacak. Kıyamet geldi demiyorum ama isterseniz 2020’ye girerken yasadığımız olaylara bir göz atalım. İlk olarak doğal felaketlerin arttığını hepimiz biliyoruz. Depremler, sel felaketleri, kum fırtınaları, çekirge istilası, iklim değişiklikleri, yangınlar ve COVID-19. Bu yaşananlar Kimine göre komplo teorisi, kimine göre tesadüf, kimine göre de beklenen son. Kur’an’da inkarcı kavimlerin Allah’ın bir azabı olarak DARLIK ve HASTALIKLARA uğratıldıkları beyan edilir: “And olsun ki senden önceki tüm ümmetlere de elçiler gönderdik. Ardından, belki tazarru ederler(yalvarıp yakarırlar)diye onları darlık ve hastalıklara uğrattık.”(En’am,6/42)En doğrusunu Allah bilir. Ama görünen şu ki dünya genelinde 2020 oldukça zor geçecek. Yaşanan bütün gelişmeleri masaya yatıralım ve olup bitene kuş bakışı bakalım. Bu şekilde bir sonuca varmak daha kolay olacaktır. Bütünü görmek kavramak için önemli. Mesela, yapay zeka ile başlayalım. Tek başına yeni bir dünya düzeni inşaa etmek istiyor. Tüm alışkanlıklara, örf adetlere ve hatta inançlara dahi format atmak istiyor. Tabi ki bu mümkün değil. Ama başaramazsa bu salonda oturması da mümkün değil. Artık bilim o kadar ilerledi ki atom çekirdeklerini parçalara ayırmak bir yana kalsın, atom altı parçalara inildi. DNA derseniz hayvan ve insan DNA zinciri neredeyse çözüldü. Yeni virüsler ve yeni ticaret yolları açıldı. Ve tabi ki dünyanın manyetik kutbunun yer değiştirmesini de unutmayalım. Başınıza gelenlerin hepsi ellerinizle yaptıklarınız yüzünden(Șura 30). Acaba ellerimizle işlediğimiz günahlar, yediğimiz haramlar bize musibet olarak gerimi dönüyor? Tarihte Savaşlarla veya ekonomik sebeplerle yıkılan devletler oldukça fazladır. Peki bu devletlerin yıkılma sebepleri arasında faiz, zina, rüşvet, irtikap ve buna benzer sebepler yok mudur? Zina ve faizin Hz Adem Aleyhisselam’dan bu yana bütün peygamberlerin şeriatlarında yasak-haram olduğunu biliyor muydunuz yada zinanın nesli bozduğunu... Peki kurtuluş reçetesi nedir.? Bilim mi dersiniz. Şu salgın ortamında bilimin merkezi Avrupa ve ABD bizden çok daha zor şartlar altında olduğunu biliyoruz. Açıkçası Bilimsel verileri ve gerekliliğini inkar edemem. Fakat, biliyorum ki çıkış yolu “Ey iman edenler topluca tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur süresi) . Bence çıkış yolu tam olarak burada. Özetle dünyaya olan muhabbetimiz yani, bülheves ettiğimiz kadar kulluğa sarılmalı, yeniden öksüz ve yetimlerin hakları iade edilmeli, zulüm altında birileri varsa ivedi yardım etmeli, akrabalık bağları yeniden tesis edilmeli, yaşlılar acilen bırakıldıkları huzur evlerinden alınıp tekrar evlerimizde baş köşe oturtulmalı, zekat ve sadaka ile maldan infak unutulmamalı devamını biliyorsunuz.... Selam dua ile.