Tarsus Haber| Yenises Gazetesi
Yazar: Abdullah - 16 Mayıs 2022 Pazartesi - Okunma: 150

DİL BAYRAMI

(HALİL AKSOY) 13 Mayıs Cuma, Türk Dil Bayramı’nın 745. yıl dönümü idi. Pek çok kurum ve şahıs, bu bayram dolayısıyla görüşlerini çeşitli kanallarda sözlü veya yazılı olarak belirtti ve bayramı kutladı. Karamanoğlu Mehmed Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihinde yayımladığı iddia edilen fermanın aslı bugüne kadar hiçbir tarihî ve ilmî kaynakta yer almadı. Bazı kaynaklar böyle bir fermanın yayımlanmadığını çünkü o dönemde Selçukluların resmî devlet dilinin Farsça olduğunu söyler. Bir başka iddia da Karamanoğlu Mehmed Bey’in, fermanın yayımlandığı söylenen tarihte devlet yönetiminde olmadığıdır. Fermanın yayımlanıp yayımlanmadığı Türk dili ve tarihi bakımından elbette önemlidir ama bundan daha önemlisi, çocuklarımıza, gençlerimize eli kalem tutan herkese Türkçeyi doğru öğretmek, doğru kullanma alışkanlığı kazandırmak ve sevdirmektir. Bunun layıkıyla yapılmadığını söylemek ve yazmak mecburiyetindeyiz. “VAH TÜRKÇEM VAH” başlıklı yazımızda bu konuyu ele almış, Türkçenin yanlış kullanımını örneklerle göstermiştik. İlkokul mezunu insanımızdan, Türkçeyi öğreten akademisyenlere kadar insanlarımızın büyük çoğunluğu Türkçeyi iyi bilmiyor ve yanlış kullanıyor. Bunun sebeplerinden ilki insanlarımıza Türkçeyi yeterince sevdirememek, öğretememek, Türkçeyi doğru kullanma alışkanlığı kazandıramamak. İlkokuldan itibaren liseden mezun oluncaya kadar yıllar boyunca Türkçe dersi gösterdiğimiz öğrenciler Türkçeyi yeterince öğrenemiyor. 2021 yılı Temel Yeterlilik Testi’nde Türkçe dersinden 40 soruda doğru cevap sayısı 18,738; Türk Dili ve Edebiyatı dersinden 24 soruda doğru cevap sayısı 5,932’dir. Bu hem hazin hem de utanılması gereken bir durum...  İşin bir diğer yönü şu: Okullarımızda Türkçenin yazım kurallarının ve dil bilgisi konularının öğretilmesi dilimizi doğru kullanmaya yetmiyor. Herkes aynı bilgiyi öğrense de okuldan mezun olduktan sonra herkes dili kafasına göre kullanıyor. Böyle bir durumun diğer dillerde olması söz konusu olamaz. Göze çarpan yanlışlardan ikisi şu: Bazı şâirlerimiz şiirlerinde özel isimlerin ilk harfini küçük harfle yazıyor. Özel isimlere gelen ekleri kesme işaretiyle ayırmıyor. Dilimizdeki perişanlığın bir kısmını dile getirdik. Dili herkesin kendi kafasına göre kullandığı, ortak imlanın yerleşmediği bir dilin bayramını kutlamak kendini kandırmak değil midir? Öncelikli yapılması gereken iş, Türk Dil Bayramı’nı kutlamak değil, insanımıza Türkçeyi sevdirmek, iyi öğretmek ve doğru kullanma alışkanlığı kazanmaktır. Bu iş halledilirse bayram kutlamaya da gerek kalmaz, bu yapılmazsa bayram kutlansa da bir anlamı olmaz.