(A.MURAT KARADEMİR) Son aylarda yaşanan fiyat artışları hepimizi adeta canından bezdirdi. Peki bu fiyat artışları neden bu kadar çok canımızı yakmaya başladı. Bu artışların sebebinin neredeyse hiç kimse açıklayamıyor. Çözüm nedir söyleyemiyor, ya da yapamıyor. Vatandaşlar olarak da dolayısıyla hep ekonomi konuşuyoruz. Nereye giderseniz gidin öncelikle ekonomi konuşuluyor. Herkes kendince kendi fikrini söylüyor. Toplumdaki genel kanı benim gördüğüm, yükselecek. Ne yükselecek? Döviz yükselecek. Altın yükselecek. Konut fiyatları yükselecek. Kira ücretleri yükselecek. Toplu taşıma ücretleri yükselecek. Ekmek fiyatları yükselecek. Patatesin fiyatı yükselecek. Şekerin, yağın fiyatı yükselecek. İğneden ipliğe herşeyin fiyatı maşallah hep yükselecek. Herkes ama herkes bir şeyin fiyatını hep yükseltiyor. Hiç şu ürünün, bu ürünün fiyatı düşecek diyen yok. Hep yükselecek. Yükselsin de nereye kadar? Toplum olarak daha karamsar bir yöne mi gidiyoruz? Yumurtanın en son nereye varmasını mı bekliyoruz? Yoksa çok umursamaz mı olduk? Adrenalini mi çok seviyoruz? Kanınmızın oldu bitti hep deli aktığı herkesin malumu. Velhasıl hayatın her zaman aktif olmasını istiyoruz, bekliyoruz,. Heyecan kovalıyoruz, teşvik ediyoruz, fiyatları hep yükseltiyoruz. Yükseltmeyi galiba çok sevyoruz. Yaşam mücadelesin daha çok zorlaştığı bir dünyada toplum olarak, insan olarak daha pozitif, daha çok çözüm odaklı, daha hakkaniyetli, daha özverili, daha özgüvenli, daha aktif, daha cesur olmalıyız. Her şey olabiliriz. Ama artık yeter. Psikolojik olarak, reel olarak fiyatları yükseltmeyelim lütfen. Fiyat artışlarının yaşanmadığı bir hafta diliyorum. Esen kalın.